İletişim Adresi

   
  ARTVİNLİ ORHAN
  EROZYON
 


Erozyon

Erozyon Nedir? Toprağın akarsular, sel suları ve rüzgarlar gibi dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılıp taşınması ve sürüklenmesi olayına erozyon denir.

Erozyon, diğer adıyla aşınım, yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmesi veya bir yerden başka bir yere taşınması olayıdır.

Akarsu ve rüzgar erozyonunun birlikte etkili olduğu yerlerin ortak özelliği bitki örtüsü bakımından fakir olmalarıdır. Arazi eğimi, iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal erozyonun yanı sıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etken, erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yok olmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.

Tarımda kullanılan alanların p'i özelliklerini kaybederek dünya genelinde toplam kara üzerinde 0 civarında çölleşmeye sebep olmuştur. Dünyada erozyon sebebiyle çölleşme tehlikesi bulunan 110 ülke bulunmaktadır.

Erozyon çeşitlerinden olan su erozyonu en etkili erozyondur. Bu erozyonda yağmur damlalarının aşındırmasının yanında yüzey akışa geçen sularında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Diğer bir erozyon çeşidi olan rüzgar erozyonu ise rüzgarın etkisiyle gerçekleşen aşınım ve taşınım olayıdır.

Erozyona neden olan en önemli iki etken, akarsu ve rüzgardır.

Erozyona Neden Olan Faktörler :

· Arazinin Çok Engebeli ve Eğimli Olması

· Bitki Örtüsünün Tahrip Edilmesi (ormanların yok edilmesi).

· İklimin Etkisi

· Meraların aşırı otlatılması (meraların tahrip edilmesi).

· Yanlış Ekim Yapma

· Orman Yangınları ve Kaçak Ağaç Kesimleri

· Başıboş Keçi: (Fundalıkların ve özellikle yeni yetişen ormanların baş düşmanı keçidir)

· Kökleme: (Kökleme, fundalıktan ve ormandan, ağaçları kesmek ve köklerini söküp çıkararak o yeri tarla haline sokmaktır.)

· Toprağın aşırı işlenmesi (yanlış kullanımı).

· Toprağın eğime paralel sürülmesi.

· Ani su taşkınları.

· Yağışların düzensiz olması.

· Yamacın eğim ve uzunluğu.

· Toprak yapısı

· Dağınık ve düzensiz yerleşme.

Yukarda maddeler haline getirdiğimiz nedenlerden dolayı erozyon oluşur. Buda, arazinin doğal dengesinin bozulmasına ve tarımsal alanlarda verim kaybına neden olmakta ve şehirlere göçü hızlandıran sebeplerin başında gelmektedir.


Erozyonu önlemenin yada en aza indirmenin belli başlı yöntemleri;


· Bitki örtüsü korunmalı, çıplak araziler ağaçlandırılmalıdır.

· Tarla açma gibi nedenlerle ormanlar tahrip edilmemelidir.

· Nadas alanları azaltılmalı, nöbetleşe ekim yaygınlaştırmalıdır.

· Meraların ve otlakların aşırı otlatılması önlenmelidir.

· Barajların ve göllerin su toplama alanları ağaçlandırılmalıdır.

· Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmelidir.

· Araziler eğim doğrultusunda değil, eğime dik olarak sürülmelidir.

· Rüzgarların etkili olduğu alanlara rüzgarın hızını kesecek engeller yapılmalıdır.

· Eğimli araziler aşırı işlenmemelidir.

· Ürünler hasat edildikten sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.

· Akarsu yatakları ıslah edilmelidir.

· Erozyonla mücadele ile ilgili olarak halk eğitilmelidir.

· Eğimli alanlardaki tarım alanları, eğim yönünde sürülmeli.

· Arazinin envanteri(ormanlık alan,otlaklık alan,tarım v.b) çıkarılmalı.

· Doğal dengesi bozulmuş alanlar, bilimsel çalışmalar yapılarak ağaçlandırılmalı. Bu amaçla okullarımıza uygulamalı ders konmalı.

· Elinde tarım arazisi bulunan halkımız eğitimden geçirilerek,hem kendi hem de ülke çıkarlarına yönelik tarımsal faaliyetler yapması sağlanmalı.

· Bu amaçla kurulmuş (TEMA gibi) vakıf ve dernekler desteklenmeli, yenilerinin kurulması teşvik edilmeli ve milyonlarca öğrencimizin bu gibi kuruluşlarda aktif olarak görev alması sağlanmalıdır.

Görüldüğü gibi erozyon felaketi aza indirilebilir bir doğa olayıdır. Ancak ülkemizde TEMA vakfından başka her hangi bir kurum yada kuruluş tarafından ciddi bir çalışma yapılmamaktadır.

EROZYONA KARŞI YAPILAN ÇALIŞMALAR

YAMAÇ ARAZİ ISLAH ÇALIŞMALARI
Teras: Yamaç arazi çalışmalarında öncelikle teraslama çalışmaları gelmektedir. Belirli aralıklarda ve uygun boyutlarda tesviye eğrilerine paralel toprağın işlenmesidir. Teraslar yapıldığı yere ve şekline göre isimlendirilmektedir.
Mera Tipi Teras: Mera sahalarında yüzeysel akışı önleyecek, hayvanların geçişine mani olmayacak şekil ve aralıkta tesis edilirler.
Gradoni Teras: Fidan dikmek, yüzeysel akışı önlemek için yamaç arazilerde açılan en ekonomik teraslama şeklidir.
Hendek Tipi Teras: Yine fidan dikmek, yüzeysel akışı önlemek için, fazla yamaç suyu olan yerlerde tesis edilen teras tipidir.
Akılcı Tip Teras: Fazla gelen yamaç sularını dere yataklarına göndermek için açılan teraslardır.
Örme Çit: Yerleşim yerlerini tehdit eden gevşek yapılı yamaçlarda toprağı stabil hale getirmek ve ağaçlandırmak için yapılan çalışmalardır.
Çalı Takviyeli Teras: Gevşek yapılı yamaçlarda terasların dayanıklılığın arttırmak için yapılan çalışmalardır.
Otlandırma: Sarp ve gevşek yapılı yamaçlarda, sığ topraklı yerlerde yüzeysel akışı önlemek veya zarar vermeyecek düzeye indirmek üzere yapılan erozyon kontrolu çalışmalarıdır. Ot örtüsünün hem yağmurun darbe tesirini hem de yüzeysel akışı azaltıcı bir rolü vardır. Erozyon kontrolu çalışmalarında mutlaka önem verilmelidir.
Canlandırma Kesimi: Sürgün veren ağaç türlerinin kök ve kütüklerini sürgün vermeye zorlamak üzere yapılan çalışmalardır.
Mera Islah Çalışmaları: Kapalılığı bozulmuş, dejenere olmuş otlak sahaların otlatma planlaması, gübreleme, teraslama çalışmaları ile yapılan erozyon önleyici ve ot üretimini artırıcı çalışmalardır.

MERA ISLAH ÇALIŞMALARI
Yamaç arazi çalışmaları ile birlikte yürütülen çalışamalarımızdır.
• Amaç: Suların yataklarında sebep olduğu taban ve kıyı oyulmalarını önlemektir. Dere içlerinde belirli sıklıkta ve şekilde yapılan bu enine objeler ile derelerde denge meyili sağlanarak, suların hızı azaltılıp oyma ve aşındırma niteliği ortadan kaldırılarak rusubat akışı önlenmekte derenin ekseni istikametine akması sağlanmaktadır. Enine objelerin arkalarının dolmasını takiben yeşillendirme ve ağaçlandırma çalışmaları yapılmaktadır.
• Kuru Duvar Eşik: Harç kullanmadan duvar örmeye elverişli taşların olduğu yerlerde, hesaplanan aralıklarda tesis edililer.

• Harçlı Islah Sekileri: Kurutaş duvarlarının yeterli olmayacağı yerlerde, hesaplanan aralıklarla ve 1,50 - 2,00 m'den yüksek olmamak şartı ile inşa edilirler.
• Canlı Eşikler: Yeterli taşın bulunmadığı yerlerde azami 1,00 m. yükseklikte kazık çalı demetleri, örme materiyali olarak kullanılan dallarla yapılan, oyulmayı önleyici çalışmalardır.

RUZGAR EROZYONUNA KARŞI ÇALIŞMALARIMIZ
• Amaç: Kumulların, tarım alanlarını ve yerleşim yerlerini istilasının önlenmesidir.
• Ön Kumul Tespiti ve Fiziki Stabilizasyonu: Rüzgar istikametine dik ve birbirine paralel yapılan cansız perdelerle kumun 3 - 5 metre yüksekliğinde bir yığın teşkil etmesinin sağlanmasıdır. Bu kumul üzerinde yapılan perdeler yüksekliğin 8 - 10 katı mesafedeki alanı rüzgarlardan koruyabilmektedir.
• Ön Kumulun Biyolojik Stabilizasonu ( Devamlı Tedbirler ): Yöreye uygun çok yıllık otsu bitkiler, çalılar ve yalancı akasya, kıbrıs akasyası, fıstık çamı, okaliptüs, dağ selvisi, akasya gibi ağaç türleri ile kumulların devamlı olarak hareketsiz hale getirilmesidir.
• Koruyucu Orman Kuşakları: Tarım alanlarını ve yerleşim yerlerini rüzgarın zararlı etkisinden ve kumul istilasından korumak için 30 - 60 m. genişlikte 20 - 50 ağaç sırasından oluşan, sırtlarda, su kesimlerinde teis edilen ormanlardır.
• Rüzgar Perdeleri: Tarım alanlarını korumak amacı ile 1- 10 ağaç sırasından, hakim ruzgar istikametlerine dik, birbirine paralel belirli aralıklarda tesis edilen ağaç ve çalılardan oluşan perdelerdir.






 

 
 
Z i Y A R E T C i - D E F T E R i
orhanyildiz.tr.gg
A N A - S A Y F A Y A - G i T
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=