İletişim Adresi

   
  ORHAN YILDIZ
  Turk Birliginin Anlami
 


TÜRK  BİRLİĞİNİN  ANLAMI

Türk Birliği:
Türk Birliği, Türkçe konuşan toplulukların bir arada olmasını, ortak hareket etmesini, ortak siyasi ve ekonomik kararlar almasını tanımlayan düşünsel ve siyasi bir kavram.

Geniş tanımıyla köken itibariyle Türk olan tüm ülke, özerk yönetim ve başka ülkelerde yaşayan Türk topluluklarının (kısaca Türk Dünyasının) tek çatı altında toplanmasını ve örgütlenmesini ifade eden siyasi bir kavram. (İngilizce: the Turkic Union).

Dar tanımıyla, Türkçe konuşan bağımsız devletlerin bir araya gelmesiyle oluşması tasarlanan, Avrupa Birliği'ne benzer bir yapı kastedilir.

Konu başlıkları
1 Geniş anlamı
2 Dar anlamı
3 Tarihi Perspektif
4 Siyasi Perspektif
5 Ekonomik Perspektif
6 Siyasi Gelişmeler 
 
Geniş anlamı
Geniş anlamıyla dünya üzerindeki tüm Türkçe konuşan toplulukları bir devlet temelinde örgütlemek fikri, ütopik bir görüştür. Çünkü bağımsız Türk devletleri dışında yaşayan Türkler, çok dağınık ve farklı devletlerin egemenliği altındadır. Bu fikri gerçekleştirmek için Bağımsız Türk devletleri dışında kalan Doğu Avrupa'dan Çin Seddine kadar olan toprakları ele geçirmek gerekir. Bu da imkansız olduğu düşünülen bir gerçekliktir.

Dar anlamı
Gerçek olan dar anlamıyla, bağımsız Türk devletlerinin bir araya gelerek Avrupa Birliği'ne benzer bir yapı oluşturabileceğine yönelik fikir oluşumlarıdır. Bu fikir oluşumlarının çoğu duygusal temellere ve Türkçülük ideolojisine dayanır. Ancak her siyasi görüşün gerçekte ekonomik temeli olur. Avrupa Birliği benzeri Türk Birliği görüşü ekonomik bir temelden yoksundur. Ancak kültürel, tarihi, manevi temeli olduğu tartışılmaz bir gerçekliktir. Ekonomik temellerin geliştirilmesi böyle bir uluslararası örgütü doğurabilir. Burada, enerji sektörü önemli rol oynayabilir.

Öte yandan bağımsız Türk devletlerinin birleşerek sadece tek bir hükümet(tek bir hükümran devlet) [sowereign state] üzerinden yönetilmeleri de olağandışıdır. Çünkü her ülke toplumu ulusallaşmıştır. Bu yüzden, tek devlet yerine Avrupa Birliği gibi konfederatif bir yapı oluşturulabilir.

Böyle bir birlik oluşumunda Türkiye dominant ülke karakterinde olmadığından diğer beş bağımsız ülkenin politik & ekonomik düşünceleri, istençleri ve hareketleri önemlidir. Günümüzde bir diğerinin egemen eşitliğine karşılıklı saygı temeline dayanan ve tüm dünya tarafından tanınan altı adet Türkçe konuşan devlet veya Türk soylu devlet olarak adlandırılan ülke mevcuttur. Böyle bir oluşumda, bu ülkelerden Türkiye, diğerleri üzerinde bir dominat-merkezi bir ülke değil diğerlerine sadece birikimleriyle öncülük edebilecek bir yapıya sahip ülke olarak tanımlanır.

Tarihi Perspektif 
Fransız İhtilali (1789)’yle birlikte Avrupa’da ivme kazanan milliyetçilik fikirlerinin etkisi ve emperyalist devletlerin de kışkırtmasıyla, gayri müslim ve gayri Türk unsurların birer birer ayrılması, beraberinde, Osmanlı devlet idaresinde ve aydınlarda “Türk” kimliğinin daha açık dille ortaya konulması sonucunu doğurmuştur..

Fransız ihtilali ile birlikte kadim Türk kavimlerine olan ilgi artmıştır.

Kadim Türk toplulukları incelendiğinde, Hiungnu ve Göktürk dönemlerinde Türk boylarının bir çatı altında toplandıkları görülmektedir. Bu toplanmalar konfederatif örgütlenmeler şeklindedir. Diğer devletlerde ise daha küçük çaplı birliktelikler görülmektedir. Aslında bu iki dönem dışında, Türk toplulukları ayrı devletler kurmuşlar ve birbirleriyle savaşmışlardır. "Tek yaratıcı, tek hükümdar" anlayışından hareketle Türk toplulukları birbiri üzerinde dominant olmaya çalışmışlardır. Türk tarihinde Türk toplulukları arasında tarihi kırılmalar da yaşanmıştır. 1230 Yassı Çemen Savaşı, 1243 Kösedağ Savaşı, 1402 Ankara Savaşı Batı Türkleri ile Doğu Türkleri arasında kırılmaların yaşandığı dönemlerdir.

6. yüzyıl ile 18. yüzyıl arasında siyasi arenada pek çok Türk devleti aynı anda yaşamıştır. Bu ülkeler arasında kimi zaman siyasi ortaklıklar kurulmuş, kimi zaman azılı düşmanlıklar oluşmuştur. Örneğin; 13. yüzyılda Selçuklular, Gazneliler ve Karahanlılar birbirinin azılı düşmanlarıydı. Diğer bir örnek, Anadolu Türk beyliklerinin diğerini yok etmek pahasına yaptıkları iktidar savaşları.

Türk tarihinin altın çağlarından biri 1400lü yıllardır. 5 büyük Türk devleti siyasi areneydı: Osmanlı Devleti, Timur Devleti, Altınordu Devleti, Çağatay Devleti ve Memlukler. Bu devletler arasında siyasi birliktelik ya da aynı kökten olma bilinci görülememekteydi. Timur yönetimi, diğer Türk ülkelerini yıpratarak ve tarih sahnesinden silerek; günümüz Türk dünyasının sorunlarına zemin hazırlamıştır. Diğer bir örnek, Osmanlının bir lokmada Memlukleri yutması.

Gayri Türk ülkelerle Türk toplulukları arasında farklı ilişkiler kurulmuştur. Örneğin; Hunlar, Avarlar, Bulgarlar, Peçenekler, Kıpçaklar, Selçuklular Bizansın en azılı düşmanları iken; Sabirler, Hazarlar, Göktürkler, Anadolu Beyliklerinin bir kısmı, Memlükler yakın siyasi müttefikleri idi.

Askerlik yetenekleri gelişmiş Türkler, gayri Türk ordularında Türk devletlerine karşı savaşabiliyordu. Kıpçak, Peçenek ve Uzların Bizans safında Selçuklu karşısında savaştığı gibi. Arap ordularında Türklere karşı savaşan Türkler gibi. Ya da Talas Savaşında bazı Türk boylarının Çin yanında yer almaları gibi.

16. yüzyıldan sonra Rus dominant gücü altında kalmış olan Türk boyları, Rus ordusuna girmek zorunda kalmışlar ve I. Dünya Savaşı'nda ve daha önceleri Rusya lehine savaşmışlardır.

Türk toplulukları arasında "birlikte hareket etme fikri", Fransız İhtilali (1789)’yle birlikte Avrupa’da ivme kazanan milliyetçilik fikirleri ile ortaya çıkmıştır. Türk topluluklarının Rus, Çin, İngiliz ve Fars egemenliği altına girmeleri Türklük şuurunu ve birlikte hareket etme isteğini ortaya çıkarmıştır. Türklerin yöneten değil, yönetilen millet olma vasfına geçmesi ile, "problemlerden kurtulma ve eski günlere dönme, eskiden ders çıkarma fikri", Türk toplulukları arasında "birlikte hareket ve mücadele etme, beraber olma fikrine" zemin hazırlamıştır.

Buna bağlı olarak; 1905 yılından itibaren Rusya içerisinde kalan Türk halkları, Cedidcilik hareketi etkisinde kalarak, ortak hareket etme bilinciyle bağımsızlık mücadelesine girmişlerdir. I. Dünya Savaşı sıralarında gerek Osmanlı'da, gerek Orta Asya'da, gerekse İdil boylarında ortak mücadele etme ve birlik olma fikri yücelmiştir. 1917 yılında Rusya içerisinde üç ayrı bölge özerklik ilan ederek daha sonra birleşmeyi öngörmüştür.

Siyasi Perspektif 
24 Mart 1923 tarihli Time dergisinin kapağıCumhuriyetin Kurucusu Atatürk; "Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacagını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir.Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir.İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür...Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve olayların böldügü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların (soydaş Türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."

Atatürk'ün bu hususta bir başka vecizesi ise şöyledir: Türk Birligi'nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'lügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı.

Ekonomik Perspektif 
Boru hatları Türk ülkelerini ister istemez birbirine bağlıyor.Ekonomik çıkarlar, Türkçe konuşan ülkelerin birlikte hareket etmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle enerji alanında Türk devletlerinin sahip olduğu kaynaklar, bu kaynakların piyasaya aktarılabilmesi için birbirine bağlanmasına zemin hazırlamaktadır. Türkiye-Azerbaycan-Kazakistan ve Türkmenistan boru hatlarıyla birbirine bağlanmaktadır. Boru hatlarıyla gelen ekonomik birliktelik (ya da iktisadi bağlılık) siyasi arenada ortak hareket etmeye neden olmaktadır.

Siyasi Gelişmeler
990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan Cumhuriyetleri ortaya çıkmıştır. SSCB'nin dağılmasından sonra 30.10.1992 yılında ilk defa biraraya gelen Türkçe konuşan 6 devlet lideri, ortak bir siyasal platformda buluşmuştur. İlk zirve Türk devletleri arasında siyasi, ekonomik, kültürel yönde ilişkilerin arttırılması ve sağlamlaştırılması ekseninde geçmiştir. Türk tarihinin-kültürünün araştırılması ve ortak kültürün ortaya çıkarılması yönünde görüş bildirilmiştir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in bağımsızlığının ilanından sonra bu zirvede İstanbul'da yaptığı konuşma, Türk Cumhuriyetleri'nin bu beklentisini ve geleceğe yönelik umutlarını yansıtması bakımından önemlidir:

“Ancak bahar sellerini ne kadar engellemeye, önüne bentler çekmeye çalışırsanız çalışın, su yine de kendi yolunu açacaktır. İşte tarih nehri ile de aynısı olmuş ve ‘soğuk savaş' engelini yıkan tarih insanlık kanunlarıyla belirlenen esas yatağına dönmüştür...Halklarımız arasında karşılıklı anlayış ve güven duygusu oluştu. Dostluk etkili bir işbirliğinin en güvenilir garantisidir. Bu durum bizi umutlandırıyor.”

Türkçe konuşan ülkeler arasında son dönemlerde yapılan ortak çalışmalar şunlardır:

Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları zirveleri yapılmaktadır.
En son 11. Türk Devletleri Kurultayı Kasım 2007'de yapılmıştır.
Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.
Devletin desteklediği TÜDEV ve TİKA dernekleri kurulmuştur.
Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi TÜRKSOY kurulmuştur.
Birçok özel dernek kurulmuştur.
Ortak üniversiteler kurulmuştur.
Çağdaş Türk Lehçeleri arasında alfabe birliği büyük oranda sağlanmıştır.
Çağdaş Türk Lehçeleri sözlüğü tamamlanmıştır.
Türk Dil Kurumu tarafından lehçeler arasında robot çeviri sistemi yapılmaktadır.
Türk tarihi'nin Orta Asya'da daha etkin ve doğru şekilde öğretilmesi çalışmaları yapılmıştır.
Moğolistan'daki anıtlar için ülkeler arası işbirliği kararı alınmıştır.
Askeri İşbirliğine gidilmiştir.
Türkçe konuşan ülkeler arasında yapılan uluslararası toplantı ve oluşumlar şöyledir:

Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi‎:
Egemen Altı Türk Dili konuşan ülkenin cumhurbaşkanlarının bir araya geldiği zirvedir. Sonuncusu (Sekizinci) 17.11.2006 tarihinde Antalya'da yapılmıştır.
Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı‎: Her yıl düzenlenen ve Türk devlet ve topluluklarının katıldığı bir forumdur. Sonuncusu (Onbirinci) Kasım 2007'de Azerbaycan'da yapılmıştır.
TÜRKSOY:
Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi: Türk dili konuşan ülkeler kültür bakanları daimi konseyi tarafından kurulan örgüt.
TDBB:
Türk Dünyası Belediyeler Birliği.
TÜRKPA:
Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamentolar Arası Birliği, Türk Dili Konuşan Ülkelerin Parlemantoları arasında kurulan birlik.
ECO:
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.
Türkiye'de kurulan resmi kuruluşlar:

TİKA:
Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı.
TÜDEV:
Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Vakfı.
Türkiye'de kurulan resmi olmayan kuruluşlar

TURANSAM:
Turan Stratejik Araştırmalar Merkezi

     ANA SAYFAYA DÖN   

KONUNUN BAŞINA DÖN

 
 
Z i Y A R E T C i - D E F T E R i
orhanyildiz.tr.gg
A N A - S A Y F A Y A - G i T
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=