İletişim Adresi

   
  ORHAN YILDIZ
  Gokturk Hunlari Sayfa 2
 


GÖKTÜRK  HUNLARI  Sayfa - 2

İlteriş Kutlug Kağan'ın II. Gök-Türk Devleti'ni Kurması: 682
Kutlugile Tonyukuk önce, 681’de Kuzey Çin’deki Yün-çu eyaletine baskın yaparak 30 bincivarında at, koyun, deve elde ettiler ve yeni gelenlerle kuvvetlenerek Göbi çölü ileOrhun ırmağı arasına çekildiler. Çugay Kuzı (Çince Çung-tsai, Ötüken’ingüneyinde)’yı yazlık ve daha Güneydeki Kara Kurum’u kışlık merkezi yaparakhazırlıklarını tamamladılar. İlk hedefleri Ötüken idi. 

Baykal Gölü’nün güney batısında yüksekçe dağlarla çevrili, mahfuz, müdafaasıkolay, fakat etrafa akınlar yapmağa elverişli stratejik mevkide, iklimi mutedil veotlağı bol bir yer olan Ötüken yaylası Asya Hunları ve I. Gök-Türk Hakanlığızamanında devlet merkezi olmuş, Türkler’in kutlu toprağı sayılıyordu. DağınıkTürk kütlelerini ancak, “Türk devletçilik ruhunun yerleşmiş olduğu” Ötükenetrafında toplamak ve idare etmek mümkün idi.

Kutlug hareketiningelişmesinden endişelenen Selenga ırmağı boylarındaki Oğuzlar’ın, tedbir olmaküzere K’itanlar’la ve Çin ile ittifak teşebbüsleri, bir Gök-Türk seferinigerektirdi. Tonyukuk’un tavsiyesi ile baskın şeklinde İnekler Gölü (Orhun’unkolları üzerinde) kıyısında kazanılan savaş (682) Oğuz tehlikesini ortadankaldırdı. Tarihi ehemmiyeti haiz bu muharebe Gök-Türkler’in Ötüken’e hakimolmalarını sağladı. Kutlug “kağan” ilan edilerek “İlteriş” (İl=devletiderleyip toplayan) ünvanını altı ve II. hakanlığı teşkilatlandırdı: KardeşiKapagan (veya Kapgan)’ı “şad”diğer kardeşi To-si-fu’yu “yabgu” tayin etti.İstiklalin kazanılıp, devletin kuruluşunda birinci planda rol oynayan Tonyukuk’u,devlet müşaviri (Ayguçı) yaptı ve orduyu hazırlama, idare ve diplomasi işlerinintanzimini ona verdi. Çin'e Yapılan Akınlar

Yeni hakanlığın önce Çin’i taarruz hedefi olarak alacağı tabii idi. Bir zaferakınları resmi geçidi manzarasını veren Çin seferleri bir yandan, bu eski ve“hilekar” hasımı daimî baskı altında tutmak, diğer yandan, körpe Gök-Türkdevletinin şiddetle ihtiyaç duyduğu yiyecek, giyecek bilhassa at gibi zaruri madde vevasıtaları elde etmek maksadını güdüyordu. 

Akınlar hep Pekin’den Kan-su’ya kadar olan sahaya; Çin Seddi’nin hemen güneyindenHuang-ho’nun güney mecrasına yakın yerlere kadar yayılan ve Çinlilerin “Çu”dedikleri garnizon ve eyalet merkezlerine yöneltilmişti; 682-687 yılları arasındaÇin üzerine 46 akın yapılmıştır. Bu seferler esnasında Çin valileri,kumandanları mağlup edildi, orduları dağıtıldı, hemen her yerde mukavemetkırıldı. Büyük çapta zaferler Hin-çu’da (Nisan 685) ve So-çu’da (Ekim 687)kazanıldı. 

İlteriş Kutlug Kağan'ın Ölümü 

İlteriş Kagan kuzeyde Kögmen (Tannu-ula) dağlarına, doğuda Kerulen, Ononnehirlerinin yüksek vadilerine, batıda Altaylar’a kadar uzanan sahadaki Türk veyabancı kavimleri Gök-Türk idaresine almıştı (“47defa sefer etmiş, 20 kere savaşmış, Tanrı buyurduğu için düşmanları itaatealmış, dizlilere diz çöktürmüş, başlılara baş eğdirmiş, Babam Kağan bu kadarülke kazanmış...” Kitabeler I.).

Böylece Gök-Türk Devletini yeniden kurupteşkilatlandırarak, töreyi tekrar yürürlüğe koyan milli kahraman İlteriş, kutluÖtüken yaylasında dalgalandırdığı kurt başlı sancağın gölgesinde öldü (692).Vaktiyle İlteriş adına dikildiği iddia edilen, Orhun’un güneyindeki Ongınkitabesinin 720’lerde dikildiği ileri sürülerek İlteriş’e ait olmadığıbelirtilmiştir. 

Kapağan Kağan 

İlteriş öldüğü zaman biri 8 yaşında (Bilge), diğeri 7 yaşında (Kül Tegin)olmak üzere iki oğul bırakmıştı. Kardeşi 27 yaşındaki Kapagan (veya Kapgan),hakan oldu (692-716). Çin kaynaklarında adı Mo-ç’o (Türkçe aslı, Bekçor) diyegeçen Kagan, Türk tarihinin büyük fatihlerinden biridir. Tonyukuk devletmüşavirliği vazifesini yapıyor, kardeşi, yeğenleri ve oğulları yavaş-yavaşGök-Türk hakanlığının seçkin simaları olarak beliriyorlardı. Kapagan Kagan’ınbüyük ve uzak görüşlü bir devlet adamına yakışır planları olduğugörülmektedir ki, esasları şöyle hülasa edilebilir: 

Kapağan Kağan'ın Devlet Politikasının Esasları 

a- Çin’ibaskı altında tutmak. Bunda iki maksadı vardı: Türk devletinin huzurunu korumak vehalka yetecek ölçüde ziraî istihsal imkanları sağlamak;

b- Çin’de dağınık haldeyaşamakta olan Türkleri anavatana (Ötüken) çekmek. Bunda da iki maksadı vardıTürkler’ yabancı hakimiyetinden kurtarmak ve Türk ülkesinde askerî ve iktisadîgelişmeyi hızlandırmak;

c- Asya kıtasında ne kadarTürk yaşamakta ise, hepsini Gök-Türk birliğine bağlamak. Kapagan’ın bu siyasî veiktisadî görüşleri onu sayılı Türk büyükleri arasında yükseltmektedir.Bilhassa üçüncü nokta çok dikkat çekici bir siyasî kavrayış ifade eder. 

Kapağan Kağan'ın Seferleri 

Genç, haşin ve ihtiraslı Kapagan, seferler ve zaferler dizisinin 693'te Çin baskınıile açtı. Ling-çu eyaletini şiddetli darbeler vurarak aynı sene içinde aynıbölgeye yedi sefer daha tertipledi. Sonra Ordos’a akın yaptı. Askerî harekâtınıyeniden Ling-çu’ya yoğunlaştırdığı yılda (696’da), 8 sefer daha yapmıştı.K’i-tan’larla Çin’in bozuşmasını kendi lehine değerlendirerek, T’angimparatoriçesi Wu’yu destekledi. Korkunç K’i-tanlar’ı Hopei bölgesinde ağırbir hezimete uğrattıktan (Ekim 696) sonra imparatoriçeye isteklerini sıraladı: 100bin “hu” (hu= 12,5 kilo çeken ölçek) tohumluk darı, 3 bin adet ziraat âleti, 10bin (T’ang-shu’ya göre 40 bin) fond demir, Çin topraklarında oturan (ÇoğuOrdus’da “6 eyalet” arazisinde idi) Türkler’in anavatana iadesi. 

Sonra Kapagan,Yenisey bölgesini işgal etmekte olan Kırgızlar’a yöneldi. Mevsim kış (697-698),yol uzun ve meşakkatli idi, fakat bu sefere zaruret vardı. “(Kuvvetli KırgızKağanı) Çin ve On-ok kağanları ile anlaşıp, Altun ormanında (Altaylar’da)toplanalım, ordularımızı birleştirelim Türk kağanına saldıralım, yoksa kagancesur ve ayguçı’sı bilge olduğundan obizi mahv eder demişler” (Tonyukuk Kitabesi) Kapagan ile Tonyuyuk idaresindekiGök-Türk ordusu “kar sökerek ağaç dallarınatutunarak, bazen atları yedeğe alarak” yolsuz vâdilerden Kögmen dağlarınıaştı, Yenisey kaynaklarında Anı ırmağı kıyısındaki Kırgızlar’ı bastırdı,“han”ı telef olan Kırgız ülkesi teslim alındı.

Kapağan Kağan'ın Devleti Teşkilatlandırması
Kapağan Kağan 697 yazında hâkan, mevcut duruma uygun olarak, orduyu ve idareyi yenidenteşkilâtlandırdı: Kardeşi To-si-fu’yu hâkanlığın sol kanadı “yad”ı,İlteriş’in oğlu 14 yaşındaki Bilge’yi sağ kanad’a Tarduş üzerine “şad”tâyin etti ve kendi oğlu Bögü (Kitâbelerde İnal Kagan, Çin kaynaklarına Fu-kü)yü“küçük kagan” yaptı. Bu suretle Türk imparatorluğunda iki cephe teşekkületmiş, askerî kuvvetler de iki ordular grubu hâlinde tertiplenmişti.

Kapagan Çin ile savaşa hazırlanırken, İnal Kagan ile Bilge Şad emrindeki fakatgerçek sevk ve idaresi Tonyukuk’un elinde bulunan batı ordular grubu da On-oklar’ıdevlete bağlamak vazifesini almışlardı. Çin elçilerine karşı Kapagan’ınşiddetli ve kararlı tutumu şimdilik doğuda bir silâhlı çatışmayı önledi.Mo-ç’o’nun kudretinden telâşlanan Çin’den derhal üç bin ziraat âleti, 40 bin“şi” (1şi =10 hu) tohumluk darı gönderildi ve Türkler anavatan topraklarınaiâde edildi (698). Büyük “kagan”ın plânlarından ikisi gerçekleşmişti.

Kapağan Kağan'ın Yeni Çin Seferleri 

Ancak, Kapagan’ın kızını bir T’ang prensi ile evlendirmek arzusuna karşı,imparatoriçe Wu’nun, T’ang’lardan değil de, kendi âilesinden bir prensi damatolarak ortaya sürmesinden öfkelenen Kapagan, yanında bulunan Çin elçilik heyetindengeneral Çen-çi-wei’yi (T’ang sülâlesine mensup olmalı) “Çin kaganı” ilan ederek, onunla birlikteansızın, fırtına gibi, Çin topraklarında göründü. 

Çeşitli eyaletlere, aynı sene içinde (698) 30 defa çıkış yaptı. 100 bin kişilikordusu tarafından, karşı koyan bütün Çin kuvvetleri ezildi, at sürüleri, baştaolmak üzere bol ganimet ve esir alındı. Oradan kuzeye yönelen Kapagan’a, Çinorduları kumandanı Şa-Ça-Cung-i, emrindeki birkaç yüz binlik kuvvetine rağmen,hücuma cesaret edemeyerek, Gök-Türk süvari tümenlerinin geçişini uzaktanseyrederken, ümidini kaybeden Çin sarayı da orduya gönderdiği gizli bir günlükemirle, “kagan’ı bulup öldürenin” prens ilan edileceğini bildiriyordu. 

Kapağan Kağan'ın Türgişler Üzerine Seferi 

Bu sırada İnal ile Bilge tarafından sevk edilen batı orduları grubu da, Tonyukuk’unyüksek kumandasında, Altaylar’ı aşıp Yarış-ovası (Cungarya)’na doğruilerlemiş ve Bolçu (Urungu gölünün güney-batı kıyısında; bugün Tokoikasabası)’da “ateş ve fırtına” gibi saldıran “Türgiş kagan”ınkumandasındaki 10 tümenlik (100 bin kişilik) On-oklar ordusu üzerinde kesin zaferkazanmıştı (698). 

Türgiş hakanı Uçe-le’nin esareti, yabgusu ve şadının yakalanması ileneticelenenen Bolçu savaşı, On-oklar’ın bütün To-lu ve Nu-şi-pi kabilelerini,Balkaş, İli, Isık Göl, Çu ve Talas bölgesindeki Türkler’i Gök-Türk birliğinebağlamış, Hakanlığın sınırları Taşkent ve Fergana’ya dayanmıştı. Çinkayıtlarına göre, “Mo-ç’o zaferlerinden gurur duymakta, imparatorluğumuzu hakirgörmekte. Yüksek gayeleri var. Her tarafa ordular sevk ediyor. 

Arazisinin genişliği 10 bin “li” (= aşağı yukarı 4500 km)’den fazla. Bütünbarbarlar (Çin dışındakiler) onun emri altında...”. Böylece vaktiyle Tardu’nun, Türk birliğinigerçekleştirdiği tarihten tam 100 sene sonra Kapagan Kagan’ın Doğu-Batıhakanlıklarının topraklarını tek idarede toplaması yolu ile “dehşet verici Türkbirliği ihya edilmişti”. Ancak Kapagan’ın planında 3. noktanın tamamlanmasıiçin Maveraünnehir’inde zaptı gerekiyordu. 

Kapağan Kağan'ın Maveraünnehir Seferi 

Coğrafî mevkii, iklimi, verimli toprakları ile zenginliği bütün kaynaklarda övülenMaveraünnehir’de o sırada Gök-Türk ordularına karşı koyacak bir kuvvet yok idi.Türk soylu bazı ailelerin idare ettiği “şehir krallıkları” 675’lerden beri,nisbeten küçük kuvvetlerle ufak çapta teşebbüslere girişen Müslüman Arapkumandanlara (Abdullah b. Ziyad, Said b. Osman, Musa, Mühelleb vb.) başarı ile mukabeleetmekte idiler. 

YineTonyukuk’un yüksek kumandasında olmak üzere, “İnal Kagan” ve Bilgetaraflarından sevk ve idare edilen, o sene henüz 16 yaşındaki Kül Tegin’in de dahilbulunduğu Gök-Türk batı orduları grubu, Altaylar-Borçlu-Yarış Ovası “Kavimlerkapısı” -Çu ve Talas havzaları- Karadağ kuzeyi üzerinden İnci (Seyhun=Sirderya)kıyılarına ulaştı ve nehri geçerek Maveraünnehir’in Kızıl-kum çölüne daldıve Güney istikametini aldı. 

Ordununbir kısmını, muhtemel bir yan hücuma karşı, İnal idaresinde burada bırakanTonyukuk ilerledi ve ilk olarak Semerkand’ın güney doğusunda savaşa hazır bekleyenSok kumandasındaki orduyu ezdi (701), esirler ve zengin ganimet elde etti: “sarıaltın, beyaz gümüş, kız kızan...” (Tonyukuk Kitabesi). Aynı zamada Çinliler’ekarşı da bir zafer kazanıldı. 

Bilgeile Kül Tegin, Keş şehrinin doğusunda, Altı-çub (Chao-wu) kavminden de aldığıyardımlarla 50 bin kişilik bir kuvvet başında, Gök-Türkler’in ipek yolu geçişhattına inmesine engel olmağa hazırlanan Çinli general Ong-Tutuk (Wei Yuan-çung)’u“İdukbaşı” mevkiinde mağlup ve ordusunu imha ettiler. Cesaret vesavaşçılığını ilk defa bu maharebede ortaya koyan Kül Tegin, Çinli kumandanı,eli ile yakalayıp esir etmişti. Bu suretle engeller kalkınca Gök-Türk ordusu TamirKapıg (Demir Kapı)’a ulaştı. Burası, bilindiği gibi. M.Ö. asırlardan beriİran-Turan (Türk) ülkelerinin arasında tabii sınır kabul edilmekte idi.

Araplarla İlk Temas 

Maveraünnehir seferi münasebeti ile Orhun kitabelerinde ilk defa Müslüman Araplar(Tazik) zikredilmiştir. İranlılar’ın Araplar’a verdikleri Tazi adından (Tay adlıArap kabilesinden ) gelen Tazik, (Türkler tarafından, sonraları İranlılar içinkullanılmıştı: Tacik). O zaman, Keş şehrinde karargah kurmuş olan Horasan valisiMühelleb’in kuvvetleri ile ilgili olmalıdır. Anlaşıldığına göre İnalkumandasındaki kuvvet, bir Arap hücumuna karşı orada bırakılmış, fakat Mühellebordusu her hangi bir harekette bulunmamıştır. 

Devam Eden Çin Seferleri 

Diğer taraftan Kapagan,Çin’e akınlarına devam ediyordu. 700-702 yılları arasında Çin üzerine 21 seferyapılmıştır. 704’de Kül Tegin ile Bilge’nin de katıldıkları büyük Ming-şamuharebesinde 80 bin kişilik Çin ordusu hezimete uğratıldı ve hemen arkasından 11akın daha tertiplendi. T’ang İmparatoru Çung-tsung yine bir günlük emirneşrederek, Kapagan’ı esir eden ve öldüreni prens ünvanı ve 2 bin top ipek vererektaltif edeceğini ilan ediyordu. Ayrıca bütün vazifelilere Gök-Türkler’i mağlupetmek için planlar hazırlamalarını emretti. Bunun üzerine sarayın yüksekmemurlarından Lu Fu’nun imparatora sunduğu raporda çare olarak: 1- Barbarlarıbirbirine karşı tahrik etmek, 2- Barbarları iki cephede birden zorlamak yollarıtavsiye ediliyor ve M. Ö. 36 yılında Çi-çi’nin böyle yenildiğinihatırlatıyordu. 

Kapağan Kağan'ın Civardaki Türk Topluluklarını İtaat Altına Alması 

Bu arada,649’dan beri Çin ile siyasî münasebetler kurmuş bulunan Basmıllar tekrar itaatealındı (704). 709’da Çik’ler ve Az’lar (her ikisi de Kırgızların doğukomşuları) Bilge tarafından hakanlığa bağlandı. Gök-Türk ordularının uzaklardameşgul olmasını fırsat bilerek başkaldırmağa teşebbüs eden Kırgızlar daBilge-Kül Tegin idaresinde “mızrak boyu karsökerek Kögmen dağlarını aşan” Gök-Türk orduları tarafından Songaormanında ikinci defa mağlup edildi (710). Aynı yıl içinde Tolga ırmağıcivarındaki Bayırkular, Türgi-yargın Gölü savaşında bozguna uğratıldı. 711yılında yine Bolçu civarında Türgiş kuvvetleri darbelendi, han’ı, yabgu’su,şad’ı öldürüldü. Türgiş ülkesi ve “Kara Türgiş” halkı itaate alındı vebir Maveraünnehir seferi daha yapıldı. Bunun sebebi, kitabelere göre “Sogdak(Semerkand bölgesi) kavmini tanzim etmesi idi. 

Kara-Türgiş ve Karluk İsyanları 

Kapagan Kagan’ın gittikçe şiddetini arttıran, müsamaha tanımaz sertliği,huzursuzluğu arttırıyor, gördüğümüz gibi, bilhassa Türk boylarınınayaklanmalarına yol açıyordu. 711 yılında Kara-Türgiş isyanı Kül-Tegintarafından bastırılmış ise de, aynı yılda başlayıp 3 seneden fazla süren veÇin’in tahriki neticesinde bütün On-oklar’ın katılmaları ile iyice alevlenenKarluk isyanı hayli güçlük çıkardı. İmparator Çung-tsung’un Kan-sueyaletlerindeki ordularını Gök-Türklere karşı seferber hale getirdiği busıkıntılı günlerde, “Türkistan”daki yurtlarından kalkarak Ötügen’e kadarsokulmağa muvaffak oldukları anlaşılan Karluklar ve müttefikleri ancak Kapagan, Bilgeve Kül Tegin’in ortak harekatı ile Tamıg Iduk-başı ‘daki (Tamir Irmağınınkaynağı. Her yıl mayıs ayında Gök-Türklerin büyük törenler tertipleridleri yer)şiddetli savaşta mağlup edilerek dağıtılabildiler. Bir kısım Karluk kütlesi vebaşkaları Çin’e sığındılar ve San-yuan bölgesine yerleştirildiler. 

TamıgIduk-başı muharebesi tam zamanında kazanılmış, Gök-Türkleri iki cephedesavaşmağa mecbur etmeği hedef alan Çin kuvvetlerinin Karluklar lehine müdahalesiönlenmişti. Şimdi de Çin hazırlığını saf dışı etmek gerekiyordu: Çinyığınak merkezi Beş-balık üzerine sefer yapıldı (714). Çin kaynaklarınınbelirttiğine göre, İnal Kağan ile Tung-iç Tegin ve hakanın eniştesininkumandasındaki sevk edilen ordu, Beş-balık’ı kuşattı. Kitabelerden, Bilge’nin dekatıldığı anlaşılan bu harekatta şehir ele geçirilemedi ise de karışıklıktanfaydalanarak Tokmak’daki Türk kabileleri üzerinde bir zafer kazanmakla iktifa edenÇinliler’in Gök-Türklere karşı büyük ölçüde taarruzu ortadan kaldırılmışoldu. 

Dokuz-Oğuz İsyanı ve Kapağan Kağan'ın Ölümü (716) 

Ancakhakanlık bir kazan gibi kaynamakta idi. Kitabelerdeki: “Amcam Kagan’ın idaresikarışıklık içine düştüğü, halkta ikilik ortaya çıktığı zaman...” gibiifadeler de durumu açıklamaktadır. Az’lar ve arkasından İzgiler şiddetle ezildi(715). Fakat hakanlığın esas kütlesini meydana getirdiği için devleti temellerindensarsarak, nihayet ihtilale sebep olan Oğuzların isyanları Gök-Türk içtimaîbünyesinde derin yaralar açtı ve en büyük neticesi batı (On-oklar ülkesi, yaniKarluklar, Türgişler ve Maveraünnehir)’in hakanlıktan kopması oldu. 

714 yılısonbaharında başladığı anlaşılan Oğuz ayaklanmalarının –Oğuzların devleteolan nisbetleri dolayısıyla-, hayretle karşılandığı kitabelerden sezilmektedir: “Dokuz Oğuz kavmi kendi kavmim idi, gök ve yerkarıştığı için, düşman oldu”. 715 baharında Kagan’ın açmak zorundakaldığı Dokuz-oğuz seferinde mağlup edilen Oğuzların hayvanları öldürüldü. 716senesinde Oğuz kabilelerinden Bayırkular şiddetle tenkil edildi. 

Fakat, buömrü boyunca durup dinlenmeyen haşin tabiatlı Kapagan Kagan’ın seri halindekizaferlerinin sonuncusu oldu. Kendinden emin, Ötüken’e dönerken yoldaBayırkular’ın pususuna düştü, üzerine atılan bir Bayırkulu tarafındanöldürüldü (22 Temmuz 716). Bayırkular’ın Çin ile temas halinde oldukları, busırada onlar nezdinde bir Çin elçisinin bulunmasından anlaşılıyor. Hatta rivayetegöre Kapagan’ın kesilen başı bu elçi tarafından Çin’e götürülmüştür. 

İnal (Bögü) Kağan Dönemi 

Kapagan’ın yerine geçen oğlu İnal (Bögü) hakanlığın bu en buhranlı devrindedevlet dizginlerini elinde tutacak kudrette değildi. Karışıklığı önleyememiş,yurda huzur getirememişti. Halbuki Türk halkı bu hususları hakandan beklerdi. Oğuzlarbüsbütün alevlendikleri için devleti kurtarmak işi, İlteriş’in oğulları Bilgeile Kül Tegin’in omuzlarına yüklenmişti. 716 yılında Kül Tegin 5 Oğuz seferiyapmış ve seferlerden dördüne Bilge’de katılmıştı. Kitabelerde Gök-Türkordusunun takatten düştüğünü ve cesaretini kaybettiğini belirten ibareler vardır. 

Bütün buolup bitenler yeni hakanın beceriksizliğine atf olunuyor ve halkta, Tanrı tarafındanhakanlık vasfının ondan geri alındığı kanaati uyanıyordu. Ülkenin felakettenkurtulması için hakanın değişmesi lazımdı. Çin kaynaklarındaki izahata göre, herhalde Bögü’nün direnmesi neticesi, değiştirme zor kullanılarak yapıldı. İnalKagan, kardeşi, akrabaları, beyleri ve taraftarları öldürüldü. İhtilal planı ikikardeş, Bilge ve Kül Tegin tarafından hazırlanmış, fakat Kül Tegin tarafından icraedilmişti. 

Bilge Kağan'ın İlk Yılları ve Oğuz İsyanları 

Bilge, kardeşinin ısrarı ile, Kagan oldu (716-734). Kül Tegin de Gök-Türk ordularıbaşkumandanlığını üzerine aldı. 705 yılından beri yüksek mahkeme üyeliğiyapmakta iken ve Bilge’nin kayınbabası olduğu için ihtilal sırasında dokunulmayanTonyukuk da tekrar eski vazifesi olan “Ayguçı” ’lığa (devlet müşaviri) getirildi. Fakat umumi biryorgunluk, bezginlik vardı: 

“Tanrı Türk kavmi yaşasın diye beni tahta oturttu. İçte aşsız, dıştagiyeceksiz, bir kavme Kağan oldum. Babamızın, amcamızın kazandığı milletin adı,sanı unutulmasın diye kardeşimle sözleştik. Türk milleti için gece uyumadım,gündüz oturmadım. Kül Tegin ile şad’larla ölesiye çalıştık”.

(Kitabeler). Oğuzlarla mücadele eski şiddeti ile devam ediyordu. O sene büyükölçüde hayvan telefatına sebep olan kıtlıkta bile Bilge sefer halinde idi. Ötükenüzerine yürüyen Üç-Oğuzlar püskürtüldü. Dokuz Tatarlarla ittifak ederek hücumageçen Oğuzlar Ağu’da cereyan eden iki savaşta bozguna uğratıldı ve Oğuzkütleleri yurtlarını terk ederek Çin sınırlarına doğru çekildiler (717-718).717’de başkaldıran Uygur İl-Teberleri ile ve 718’de tekrar isyana teşebbüs edenKarluklar ile savaşıldı ve başarıya ulaşıldı.
Bilge Kağan'ın Çin Karşısındaki Başarıları
Bilge Kagan Çin ile iyi geçinmek arzusunda idi. Bunun lüzumuna, Tonyukuk’un daÇin’in kuvvetli, Gök-Türklerin ise yorgun ve ihtimama muhtaç oldukları hususundakikanaati neticesinde inanmıştı. Fakat sığıntı Gök-Türk prensi ile etrafındakileriBilge’ye karşı silahla mücadeleye teşvik eden Çin, Türklerin durumunu istismarhevesi ile Gök-Türk barış teklifine (721) 300 bin kişilik bir ordu hazırlamaklacevap verdi. Aynı zamanda Ki’tanlar ve Tatabılar’ın askerî desteğini elde edenÇin, Beş-balık’taki Basmıllar ile de anlaşmıştı. Nazik durum büyük devletadamı ve stratejist Tonyukuk tarafından kurtarıldı.

Onun planları, sevk ve idaresi altında önce Basmıllar mağlup edilip Beş-balıkkuşatıldı. K’i-tanlar ve Tatabılar safdışı edildi (722-723), sonra yalnızbaşına kalan Çin şiddetli bir darbe ile baskı altına alındı: Santan (Kan-su’da)savaşında Çin ordusu bozguna uğratıldıktan ve Beş-balık zapt edildikten sonraLiang-çu, Kan-çu, Yuan-çu bölgeleri 10 sefer yapılarak ele geçirildi. Hakanlık eskizindelik ve itibarını kazanmıştı. Bütün doğu ve Tarbagatay’a kadar batı,hakanlık idaresinde idi. Hatta Bilge 717 karışıklığında Ötüken ile alakasınıkesip kendi başına bir devlet durumuna girmiş olan Turgiş hakanlığını bilekendisine tabi saymakta idi.

Bu başarılar üç Gök-Türk büyüğünün: Tonyukuk, Bilge, Kül Tegin’in azim vegayreti ile elde edilmişti. Çin de şüphesiz durumun farkında idi. İmparatorHüang-sung’un başkanlığında yapılan bir toplantıda şöyle konuşuluyordu: “.. Gök-Türklerin ne zaman, ne yapacaklarıbilinmez. Kagan Bilge iyidir, milletini sever, Türkler’de ondan memnundurlar... KülTegin harp sanatının ustasıdır, ona karşı koyacak kuvvet güç bulunur... Tonyukukise otoriter ve bilgedir, niyetleri, kurnazlığı çoktur. İşte bu üç “barbar”aynı anlayışta olarak bir aradadırlar...”.

724’te Çin ile anlaşma olmuştu. İmparator, Bilge Kagan’ın taleplerinden olan birÇin’li prenses ile evlenme işini görüşmek üzere Ötüken’e elçi gönderdi.Hakan bu elçiyi, hatunun, Kül Tegin’in ve Tonyukuk’un hazır bulunduğu meclistekabul etti (725), daha sonra kendisi elçisi, nazırlarından Mei-lu-ç’o(Buyrukçur)’u Çin başkentine gönderdi. Çin sarayında itina ile ağırlanan buelçinin temasları netiçesi So-fank (Ling-çu’da) şehrinin, Gök-Türklerinserbestçe ticaret yapabilecekleri ortak Pazar yeri olmasına karar verildi.

Bilge Tonyukuk 

Büyük Gök-Türk devlet adamı Tonyukuk ile ilgili son haber 725’e aittir. O, herhalde bu tarihten sonra ölmüş olmalıdır. GökTürk istiklal savaşı hazırlıklarından itibaren, İlteriş, Kapagan, Bilgezamanlarında devlete 46 yıl hizmet eden, savaşlarında hiç başarısızlığauğramayan, “Boyla Baga Apa Tarkan” ünvanlarını taşıyan “bilge” ve stratejistTonyukuk hakanlığın ordusunu, maliyesini, adliyesini tanzimde başta geliyordu.

Çin kaynaklarında bile bu meziyetleri belirtilmekte ve “Aygucı” olarak hakanlarüzerindeki tesirini, aynı zamanda o çağın dini kültürel cereyanlarını nasılyakından takip edip Türk milleti açısından değerlendirdiğini gösteren delillerverilmektedir: Bilge Kağan, Çin’de olduğu gibi, Türk ülkesinde de şehirlerisurlarla çevirtmek, hisarlar yaptırmak istiyordu. Tonyukuk itiraz etti.

“Bunlar olmamalı. Biz ömrünü sulu ve otlubozkırlarda geçiren bir milletiz. Hayat tarzımız bizi daima harp egzersizi içindetutmaktadır. Gök-Türklerin sayısı Çinlilerin yüzde biri bile değildir.Başarılarımız yaşayış tarzımızdan ileri gelir. Kuvvetli zamanlarımızda ordularsevk eder, akınlar yaparız. Zayıf isek, bozkırlara çekilir, mücadele ederiz. Eğerkale ve surlar içine kapanırsak, T’ang orduları bizi kuşatır, ülkemizi istilaeder...”. 

Bilge’nin diğer bir düşüncesi dememlekette Budist ve Taoist tapınaklar inşa ettirerek bu din ve felsefeyi Türklerarasında yaymaktı. Tonyukuk şöyle dedi: “ Her ikisi de insandaki hükmetme veiktidar duygusunu zaafa uğratır. Kuvvet ve savaşçılık yolu bu değildir. Bize uygundüşmez. Türk milletini yaşatmak istiyorsak, ne bu çeşit talimlere, ne de bu türlütapınaklara ülkemizde yer vermemeliyiz”. Kaynağın (T’ang-shu) ilave ettiğinegöre, bu tavsiyelerdeki “derin mana” Gök-Türk başkentinde iyi anlaşılmıştır. Bu gün batılı araştırıcılar tarafındanTonyukuk’a “Gök-Türk Bismark’ı” denilmektedir.

Bilge Tonyukuk Kitabesi 

Tonyukuk öldüktensonra, hatırasına Orhun’da Bayın-çokto mevkiinde bir kitabe dikilmiştir (herhalde726-727’lerde). Yalnız Türkler’den kalma bir milli tarih kaynağı olarak değil,aynı zamanda Türk dili ve edebiyatının uzun ve kolayca okunabilen ilk abidesi olarakda kültür tarihinde mühim yer tutan bu kitabemetninin bizzat Tonyukuk tarafından kaleme alınmış olması ihtimali, Aygucı, BilgeTonyukuk’a Türk edebiyatının adı ve şahsiyeti bilinen ilk siması olmak şerefinide kazandırmaktadır.

Kül Tegin'in Ölümü (731)

731 yılında da KülTegin öldü (eski Türk takvimlerine göre, “koyun” yılının 17. günü = 27 Şubat 731). 47 yaşında idi ve İnançu, Apa, Tarkanünvanlarını taşıyordu. yedi yaşından beri ömrünü Türk milletinin yücelmesinehasreden cesareti, savaşçılığı hem Türk, hem Çin vesikalarında övülen KülTegin’in büyük kahramanlıklarından biri, Gök-Türk karargahının 716’daDokuz-Oğuzlar tarafından basıldığı zaman görülmüştü. Bilge Kagan anlatıyor:

“Anam hatun, büyük kadınlar, kardeşlerim, gelinim, prenseslerim cariye olacaktı.Ölenler yolda kalacaktı. Kül Tegin karargahı vermedi. O, olmasa idi hepinizölecektiniz”. (Kitabeler). Ölümü hakanlıkta büyük teessür yaratan kahramanhakkında işte kitabelere geçen samimi ifadeler (Bilge’nin ağzından): 

“Küçük kardeşim Kül Tegin öldü, görür gözüm görmez oldu, bilir bilgim bilmezoldu. Zamanın takdiri Tanrınındır. Kişi-oğlu ölmek için yaratılmıştı.Yaslandım, gözden yaş, gönülden feryat gelerek yanıp yıkıldım... Milletimingözü, kaşı (ağlamaktan) fena olacak diye sakındım”.

Çin’de de aynı üzüntü duyulmuş,imparator hususî elçi ile Ötüken’e baş sağlığı mektubu göndermiş, KülTegin’in hatırasına dikilecek abideye Çince bir metnin de kazınmasını arzuetmişti.

Kül Tegin Kitabesi 

Bilge Kagan’ın isteği ile hazırlanan Kül Tegin kitabesinin Türkçe metnini KülTegin’in “atısı” (atabey) prens Yollıg Tegin yazmış ve 20 günde taşakazmıştı. Gök Türk tarihi, kültürü ve Türk dil ve edebiyatı yönlerindenemsalsiz bir değer taşıyan bu kitabe ile birlikte Kül Tegin’in anıt-kabri veiçindeki nakış tasvirler tamamlanmış ve büyük cenaze töreni 1 Kasım 731 günü(“Koyun” yılının 9. ayının 27’si) yapılmıştır. Törene Gök-Türk halkı veileri gelenlerinden başka Çin, K’i-tan, Tatabı, Tibet, İran, Sogd, Buhara, Türgiş,Kırgız vb. devlet ve kavimler hususi heyetlerle katılmışlardı.

Bilge Kağan'ın Ölümü (734) 

İki büyükyardımcısını kaybeden Bilge’nin 734 yazında K’i-tan ve Tatabılara karşıTöngkes Dağı’nda kazandığı zafer dışında bir faaliyeti görülmemektedir.Bilge, kendisi ile evlenmesi kararlaştırılan Çinli prenses için teşekkürlerinibildirmek üzere imparatora elçi göndermiş, fakat bu evlenme gerçekleşmemiştir.Çünkü yukarıda da adı geçen Buyrukçur tarafından zehirlendi. Ölünceye kadar,başta bu nazır olmak üzere işbirlikçilerini bertaraf eden Bilge nihayet 25 Kasım734’te öldü (“İt” yılının 10. ayının 26’sı). 19 sene “şad” ve 19yıl kagan olmuş, Çin kaynaklarında da belirtildiği üzere, çok güvendiği “Türkmilletini çok sevmek” ile tanınmıştı. 

“Ey Türk milleti, üstte gök yıkılmaz, altta yer delinmezse, devletini, töreni kimbozabilir” (Kitabeler) diyen Bilge, oğlu tarafından diktirilen kitabede şunlarısöylemektedir: “... Üstte Tanrı, aşağıdayer buyurduğu için milletimi, gözünün görmediği, kulağının duymadığı ilerigün doğusuna, geri gün batısına, beri gün ortasına, yukarı gece ortasına kadargötürdüm. Altının sarısını, gümüşün beyazını, ipeğin halisini, atınayrığını, kakım’ın siyahını, sincab’ın gökünü milletime, Türklerimekazandırdım”. 

Bilge Kagan’ın ölümü, KülTegin’in acısını henüz unutmayan Türk halkını yasa boğdu. Çin imparatoru daülkesinde matem ilan ederek, taziyetlerini bildirdi. Bilge için bir anıt-kabirinşasına ve bir kitabe dikilmesi hazırlığına başlandı. Metni yine Yollıg Teginkaleme almış ve bir ay 4 günde taşa kazımıştı (735). Çin imparatorunun arzusuüzerine buraya da Çince bir kitabe ilave edildi.

Gök-Türk Devleti'nin Çöküşü (745) 

Bilge’nin ölümü üzerine Gök Türk hakanlığında çöküş belirtileri kendinigösterdi. Babasının yerine tahta çıkan Türk Bilge Kagan (Çin kaynaklarında,İ-jan)’dan sonra küçük kardeşi Tengri Han (Çincesi, Teng-li) geçti. 740 yılındaGök Türk tahtında yine “Tengri Han” diye anılan bir kagan vardı ve bu,Bilge’nin oğlu idi (Bilgeden sonraki kaganlar meselesi biraz karışıktır). Hakançocuk denecek yaşta olduğu için idare annesi (Tonyukuk’un kızı) P’o-fu’nunelinde idi. 

Hatundevlete hakim olamadı, hanedan üyeleri birbirine düştü ve huzursuzluk bütün yurdayayıldı. Durumdan faydalanan Basmıllar, Karluklar ve Uygurlar birleştiler ve vaziyetehakim olur olmaz, Aşına ailesinden gelen Basmıl başbuğunu “kağan” ilan ettiler(742) ve Gök Türk Hakanı Ozmış (Vu-su-mi-şi) sonra da onun küçük kardeşi, sonGök Türk hakanı Po-mei’yi öldürdüler. Bu arada müttefiklerin araları açıldı.Basmıl Başbuğu (Kağan) ortadan kaldırıldı ve Uygur başbuğu Kagan ilan edildi.Kutlu Kül Bilge Han (745). Ötüken’de Uygur Türk Devleti devri başlıyordu. Bununlaberaber, Gök Türk çağının bazı aileleri, hatta Tonyukuk soyundan gelenler, Uygurdevletinde ve sonraki Moğollar devrinde bile ehemmiyetlerini muhafaza etmiş görünmektedirler.

     ANA SAYFAYA DÖN   

KONUNUN BAŞINA DÖN

 
 
Z i Y A R E T C i - D E F T E R i
orhanyildiz.tr.gg
A N A - S A Y F A Y A - G i T
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=