İletişim Adresi

   
  ARTVİNLİ ORHAN
  Cuvasistan
 

ÇUVAŞİSTAN

Coğrafya ve Nüfus Yapısı

Çuvaşistan, Rusya Federasyonu içerisinde, Orta İdilüzerinde genel olarak İdil'in sağ tarafında kurulmuştur. Kuzey ve kuzey batıda MariÖzerk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu'nun Gorki bölgesi, doğuda Tataristan, güneydeRusya Federasyonu'na bağlı Ulyanovsk bölgesi, güney batıda Mordva Özerk Cumhuriyeti,batıda ise Federasyonu'na bağlı Arzamas bölgesi'yle çevrilmiştir. Coğrafyası büyükdeğildir. Bütün olarak 18.300 km2'dir. Güneyden kuzeye 190 km., batından doğuya 160km.'dir. En dar yeri ise 80 km.'dir. Kesintisiz Türk coğrafyasının kuzeydeki en batıucudur ve Ural dağlarının Avrupa yakasında yer alır. Moskova'ya uzaklığı yaklaşık600 km.'dir.

Nüfusu1.453.000'dir. Nüfusun `'ı (810.200) şehirlerde yaşamaktadır. Km2'ye düşen insansayısı bakımından Rusya Federasyonu içinde dördüncü sırayı almaktadır. Buortalama Rusya Federasyonu'nda 8.7 kişidir.Çuvaşistan'da 9 şehir, 8 şehir tipindeyerleşim alanı, 21 kasaba (kolhoz), 1727 köy bulunmaktadır. Cumhuriyette 55'ten fazlahalktan insan yaşamaktadır. Bu nüfusun g.8'ini Çuvaşlar, &.7'sini Ruslar,%2.7'sini Tatarlar, %1.4'ünü Mordvalar, geri kalan %1.4'ünü ise diğer halklar oluşturur.

Başlıca şehirler ve nüfuslarışöyledir: Başkent Şupaşkar (Çeboksan)'da 442.000, Şupaşkar'a 10 km. mesafedeki ŞiniŞupaşkar (Yeni Şubaşkar)'da 121.000, Kanaş'ta 57.000, Ulatır'da 48.000, Şimirle'de43.000, Kuslavkka'da 13.000, Sintirvırri'de 11.000, Şirpü'de 11.000, Yedime'de 11.000kişi yaşamaktadır.

Başkent Şupaşkar'da yaşayanlarına.6'sını Çuvaşlar, 4.5'ini Ruslar, geri kalan %3.9'unu da diğer halklar oluşturur.NüfusunI.2'si olan 906.900 kişi Çuvaşistan'da, Q.8'i ise Çuvaşistan'a komşu cumhuriyetve bölgelerde yaşamaktadır. Çuvaşistan dışında Çuvaşlar: Tataristan, Başkurdistan,Samara, Ulyanovsk, Orenburg ve Sibirya'da (Tümen) yaşamaktadırlar.

Çuvaşistan, Rus düzlüğünündoğusunda, orman ve orman-step kuşağındadır. Büyük bölümü İdil nehrinin ortayatağının sağ kıyısında Şura ve Sviyaga ırmakları arasında; küçük bir bölümüise İdil'in sol kıyısındadır. İdil'in sol kıyısında rakım yaklaşık 100 metre,sağ kıyısında ise güney batıda 244, güney doğuda ise 239 metredir. Çuvaşistan'ınŞura ırmağı doğusunda kalan kısmına Çuvaş yaylası da denilir. İdil ve Şuravadileri'nde uzanan kuzey bölümünde birçok su yatağı vardır. Şura ırmağınınbatısında ise dalgalı düzlükler uzanır.
Çuvaşistan'dan geçen en büyük nehir İdil'dir.

İdil Çuvaşistan'ın kuzeyve kuzey doğu bölgelerinden geçer. İdil'in 127 km.'lik bölümü Çuvaşistantopraklarındadır. İdil nehrine Çuvaşistan topraklarında Sura ve Tsivilsk ırmaklarıdökülür. Çuvaşistan topraklarından geçen ikinci büyük ırmak Şura ırmağıdırve 230 km.'lik bölümü Çuvaşistan topraklarını sular. Yatağı geniştir. Çuvaşistan'ıngüney doğu bölümü Sviyaga ırmağının kollarıyla sulanır.

Çuvaşistan topraklarınınP'sinde tarım yapılmaktadır. İdil'in sol kıyısında ormanlar geniş yer tutar. Bölgedeen yoğun ağaç çamdır. Şura ırmağı çevresinde ise çamın yanında meşe, kayınve ıhlamur yetişir. İdil boylarında ise genellikle meşe ormanları vardır. Ormanlıkbölgelerde tilki, vaşak, porsuk, kurt, boz ayı, sığın, sincap gibi hayvanlar; çilhorozu gibi kuşlar bulunur. Step bölgelerinde ise tavşan, bıldırcın, çayır kuşu;ırmak kıyılarındaysa su samuru, su sıçanı, kunduz gibi hayvanlara, ördek ve kazgibi kuşlara rastlanır. Irmak ve göllerde bol miktarda balık vardır.

Çuvaşistan'da yazları ılıkbir kara iklimi hüküm sürer. Kışları uzun ve oldukça soğuktur. İlkbaharda ısınmayabaşlayan hava ancak Haziranda normele döner. Mayısın ortalarına kadar don olaylarınarastlanır. Yazın ortalama sıcaklık 18-20 °C'dir. Yeşerme süresi 180 gün, yıllıkyağış miktarı 485 mm.'dir.

Çuvaş Cumhuriyeti

Daha önce Kazan ve Ulyanovsk eyaletlerine bağlıolan Çuvaş coğrafyası, 24 Haziran 1920'de Çuvaş Özerk Bölgesi'ne, 21 Haziran 1925yılında da Çuvaş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne (ÇASSR) dönüştürüldü.1992 yılında da Çuvaş Özerk Cumhuriyeti oluşturuldu. Çuvaş Özerk Cumhuriyeti'ninoluşturulmasından sonra Rusya Federasyonu'yla yapılan antlaşmaya göre Uzay araştırmaları,askerî teşkilat, polis teşkilatı, sınır koruması, adalet ve maliye birlikte yönlendirilecek,bunların dışında kalan alanlarda Çuvaşistan bağımsız bir cumhuriyet gibi hareketedebilecektir. 1992 yılında yapılan anayasaya göre Çuvaşistan'ın Rusça ve Çuvaşçaolmak üzere iki resmî ve eğitim dili vardır.

Çuvaşistan Cumhuriyeti'nde devlet vepolitika kurumları oluşturulmuştur. Halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanıtarafından parlamento dışından atanan Bakanlar Kurulu ve dar bölge seçimleriyle oluşturulmuşbir parlamento iş başındadır. Çuvaşistan'ın Anayasası, bayrağı ve armasımevcuttur. 21 Ocak 1994 yılında seçilen ilk Cumhurbaşkanı N. V. Fedorov halen göreviniyürütmektedir.

Ekonomi

Çuvaşistan ekonomisi genellikle tarım ve hayvancılığadayanır. Bunun yanında kimyasal endüstriler metal mühendisliği, kerestecilik, ağaçişleme, gıda ve diğer hafif endüstriler gelişmiştir. Başlıca kaynaklarını,topraklarının 1/3'ünü kaplayan ormanlar, kireç yatakları, petrol kisti ve taş kömürüoluşturur. Başkent Şupaşkar'da tahıl, alkol üretimi, meyve konsantresi, nişasta üretimi,dericilik, metal endüstrisi, kumaş ve tekstil fabrikaları, kimyasal üretim yapanfabrikalar ve iş makineleri üreten büyük bir fabrika vardır.

Çuvaşistan'ın üçüncü büyük şehriKanaş, Sibirya'yı Moskova'ya bağlayan demiryolu üzerindedir. 1936 yılından başlayarakbütün demiryolu taşımacılığı tamiratını üstlenmiştir. Ağaç endüstrisimerkezidir. Et üreticiliği, tahıl üretimi ve motor tamirciliği ileri seviyededir.Devrimden önce kurulan Alatır Çuvaşistan'ın güney batısındadır. Metal endüstrisi,tahıl üretimi, manifaturacılık ve dokumacılık gelişmiştir. Önemli bir yerleşimyeri olan Şümerle gelişmiş bir mobilyacılık merkezidir.

Bugün itibariyleRusya Federasyonu'nun içinde bulunduğu ekonomik bunalım Çuvaşistan'ı da tam anlamıylaetkilemiştir. Fabrikaların hemen hiçbirisi çalışmamakta ve işçiler ve memurlaruzun süredir maaş alamamaktadır. Serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecindeenflasyon her geçen gün insanları daha da bunaltmaktadır. Özelleştirme faaliyetleriyürümemektedir. 1984 yılında çıkarılan bir kanunla Çuvaşistan'da yatırımyapacak yabancı şirketlere üç yıllığına vergi muafiyeti getirilmesine rağmen bugünyabancı şirket sayısı yok denilecek kadar azdır.

Eğitim - Kültür ve Sanat

Başkent Şupaşkar Çuvaşistan'ın kültürve eğitim merkezidir. Çuvaşistan Devlet Üniversitesi, Pedagoji Enstitüsü, ZiraatEnstitüsü, Ticaret Enstitüsü başkent Şupaşkar'dadır. 1992 yılında kurulan İlimlerAkademesi ve Çuvaş Millî Akademisi faaliyetlerini başkentte yürütmektedir. Bunun yanındaÇuvaşistan'da tıp eğitimi, iletişim, idarî bilimler, yüksek teknik eğitim ve kültürenstitüleri vardır. Çuvaşistan'da günün belli saatlerinde Çuvaşça yayın yapan"Çuvaş Radyo-Televizyonu", Çuvaşça ve Rusça yayın yapan raydolar vegazeteler mevcuttur.

Çuvaşistan'ın en büyük gazeteleri, Çuvaşçayayımlanan "Hıbar" (Haber) ve Rusça yayımlanan "Sovyetskaya Çuvaşiya"dır.1906 yılında Tataristan'ın başkenti Kazan'da kurulan "Hıbar" gazetesi kısasürede Çuvaş aydınlarını etrafında toplamış ve bazen kapanıp, bazen açılarak günümüzekadar ulaşmıştır. Bunların yanında aynı anda Çuvaşça ve Rusça yayımlanan"Respublika", "Çıvaşyen", "Şamrıksen Haşaçi"; Çuvaşçaolarak yayımlanan "Tıvan Atıl", "Yalav" (Bayrak), "Tantış"(Akran) gibi gazete ve dergiler Çuvaşistan'da faaliyet göstermektedir. Ünlü ÇuvaşYazarı Boris Çindikov tarafından Moskova'da yayımlanan ve Çuvaşları tanıtmayı amaçlayan"Lik Çuvaşi" (Çuvaşların Yüzü) gazeteside Çuvaş kültür hayatına katkısağlamaktadır.

Çuvaşistan'daTiyatro oldukça ileri bir düzeydedir. "Çuvaş Akademi Dram Tiyatrosu", "ŞamrıksenTiyarti", "Opera ve Bale Tiyarti", "Pukani Tiyatri", "VırısDrama Tiyatri" gibi başlıca tiyatrolarda hergün çeşitli oyunlarsahnelenmektedir.Çuvaşistan'da 752 halka açık kütüphane, 1113 kulüp, 974 sinemasalonu, 11 müze, 3 konser ve flarmoni orkestrası ve 1 Şarkı ve Dans Akademisi vardır.Çuvaşistan'da kültür ve sanat eğitimi ileri bir seviyededir. Çeşitli kültür,sanat ve resim kollejlerinde 12.250 çocuk eğitim almaktadır.

Çuvaş Edebiyatı

Volga Bulgarları Arap alfabesini kullanmışlardır.Fakat bu dönemden günümüze kalan malzemeler yok denecek kadar azdır. Sadece birtakımmezar taşları günümüze ulaşmıştır.
Türkü ve şarkıların yanısıra hikâye, masal, destan, atasözleri, manzum muamma türlerindezengin bir halk edebiyatına sahip olan Çuvaşlar'danr günümüze ulaşan ilk yazılımetinler İncil çevirileri, dua kitapları ve Hristiyan azizlerinin hayatlarını anlatankitaplardır. 19. yüzyılın ilk yarısından başlayarak A. A. Fuchs, V. Sboyev, N. İ.Zolotnitskiy gibi araştırıcılar, Çuvaşlar arasındaki sözlü edebiyat ürünlerininÇarlık döneminde ortaya çıktığını ve siyasî olaylara paralel olarak geliştiğinitespit ettiler. 1840'ta Fuchs'un "Çuvaş Halk Edebiyatı'ndan Malzemeler" adlıincelemesini sonraki yıllarda N. İ. Polorusov'un yayınladığı "Pülere İln"(Böler Şehri'nin Düşmesi) adlı destan izledi.

Macar araştırıcılarındanMeszaros da, Macar İlimler Akademesince yayınlanan "Caulas NepköltesiGyujtemeni" (Çuvaş Halk Edebiyatı) adlı eserinde bu edebiyatın ilginç örneklerinibir araya topladı.19. yüzyılın ikinci yarısında V. İ. Lebedev'in Çuvaşlar'ın şiirinive hayatını anlatan "Genç Çuvaş Manzumeleri", İ. İvanov'un Çuvaşgelenek ve göreneklerini ele alan bir çalışması, İ. N. Jurkin'in kırsal yörelerdekihayattan ilham alarak yazdığı kısa hikâyelerini görmekteyiz. M. F. Fedorov'un yazdığı"Arşurri" (Akıl Ormanı) ise çağdaş Çuvaş edebiyatının başlangıcısayılır. 1905'de haftalık olarak yayımlamaya başlayan "Hıbar" (Haber) adlıilk Çuvaşça gazete, çevresine toplanan genç yazarlarla iki yıl kadar Çuvaşedebiyatının gelişmesine ve yerleşmesine yardım etmiştir. Çarlık hükümeti1907'de gazeteyi kapattı ve Çuvaşça yayınları yasakladı. Bununla birlikte 1911'deN. V. Vasiliyev Çuvaşça yedi şiir ve birkaç hikayeden oluşan bir antoloji, T.Krilov, Yefrimov, Korenkov gibi yazarlar da kitaplarını yayımladılar.

1917 EkimDevrimi'nden sonra iktidara gelen Kerensiy beş bin dolayında Çuvaşça kitabı imhaettirdiyse de kısa bir süre sonra Hıbar gazetesi yeniden yayımlanmağa başladı.1918'de Kazan'da Kanaş (İstişare) gazetesi, 1919'da "Şuranpuş" (Şafak)gazetesi ve daha başka gazeteler yayımlandı. Devrim'den sonra yeniden canlanma gösterenÇuvaş edebiyatında Semen Vasiliyeviç Elker, V. Rzaj, P. Morozov, M. Sumilov-Uyar v.b.yazarlar ve şairler kalıcı eserler vermişlerdir. Bunlardan bazıları yabancı dillerede çevrilmiştir.
Yine Devrim'in ilk yıllarında Kazan'da ilk Çuvaş tiyatrosu kuruldu. Burada Rus veyabancı eserlerin yanısıra Çuvaş oyun yazarlarının eserleri de sahnelenmiştir.

20. yüzyılÇuvaş şairlerinin en önde gelen ismi Kostantin İvanov'dur. Çok genç yaşlarda yazdığı"Narspi" (Nevruz Hanım) adlı destanı Çuvaşlar arasında yaygındır ve birçokdile de çevrilmiştir.

Çuvaşlar'ın ve Çuvaş Adının Menşei

Çuvaşlar'ın 18. yüzyıla gelinceye kadarbir alfabelerinin bulunmaması sebebiyle kendileri için "Çuvaş"adını ne zamandan itibaren kullandıkları hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Bunun için"Çuvaş" adını diğer kaynaklarda aramamız gerekmektedir.
Rusların Kazan'ı işgal ettiği (1551-1552) dönemlerde yazılan Rus kaynaklarında"
Çuvaş" adının geçtiğini görüyoruz. Çuvaş adıRuslar'ın Kazan'ı işgallerinden önce de bazı kaynaklarda kaydedilmiştir. 1548 yılındaMoskova Knezi, Ar nehrinden Vat'ka'ya geçerken Karin Tatarlarına yazdığı yarlıklarda"Çuvaş" adı da geçmektedir. 1526 yılında Alman GerbenştaynMoskova'yı ikinci ziyaretinde gördüklerini kaleme alır. Onun Latince yazdığı "MoskovaNotları" isimli kitabı, 1549 yılında yayımlanmıştır. Bu kitapta Gerbenştayn,Kazan Hanlığı'ndan da bahsetmektedir. Kazan Hanlığı'nın otuz bin askeri içerisindeÇuvaş ve Çeremişler'in en iyi nişancılar olduğunu ve kendilerine has kıyafetlerledolaştıklarını kaydeder.

Rus tarihî kaynaklarında1524 yılında Çeremişler'le Çuvaşlar'ın İdil boylarında Ruslarla çarpışmalarıanlatılmaktadır.1692 yılında Lıslov Kazan'da eski bir Tatar belgesi bularak okur vebu belgeyi "Skifskaya İstoriya" adlı eserinde kaydeder. Bu belgede 1508 yılındaTatar bayramı olduğu, Kazan Hanı'nın bütün tebaasını bayrama davet ettiği ve Çuvaşlarındu bu bayrama katıldıkları yazılmaktadır.

1469 yılında KazanHanı İbrahim Han, Hanlıkta yaşayan halkları ve Hanlığın coğrafyasınıkaydettirmiştir. Bu çalışmada Çuvaşlar, Çeremişler, Mıkşılar, Mişerler veTatarlar yukarı halk olarak kaydedilmiştir. Böylece Çuvaş adı 1469 yılındanitibaren belgelerde karşımıza çıkmaya başlamıştır. 1469 yılından itibaren resmîbelgelerde görülmeğe başlayan Çuvaş adı bu tarihlerden önce de kullanılmışolmalıdır. Prof. İ. N. Sminov'un kaydettiğine göre Vat'ka köprüsü yanında "Çuvaş"adlı dokuz köy vardır. Bugün bu köylerde Ruslar ve Votyaklar yaşamaktadır. Belli kiburada yaşayan Çuvaşlar zamanla asimile olmuşlar ya da bölgeden göç etmişlerdir.

1580-1582 yıllarındaişgal edilen Sibir Hanlığı'nın başkentinin yanında Çuvaş adlı bir dağın varlığındanbahsedilmektedir. Hatta Sibir Hanı Küçüm'ün, savaşı da bu dağdan izlediğikaydedilmektedir. Bu dağ bugünkü Tobolsk şehri yakınındadır. Kırım'a girişte soltarafta Azak Denizinden uzanan koya burada yaşayanlar "Çuvaş"demektedirler. Kitaplara ise "Sivaş" şeklinde girmiştir. Bukoyun yakınında, toplanan vergilerin konulduğu bir yer vardır. Buranın adının da"Çuvaş" şeklinde olduğu kaydedilmektedir.

Bütün bu yer adlarınabakıldığında "Çuvaş" adının çok daha eskilere çıktığıanlaşılmaktadır. Çuvaşların köklerini araştıran N. İ. Aşmarin'e göre "Çivaş"adı eskiden daha değişik şekillerde söylenmiş olmalıdır. "Çivaş",yerine "şıvaş", "şıvaş","şavas", "Savaş", "Savaş"gibi. Çeremişler bunun için Tatarlar'a "Süyas" demektedirler. Şirşillidenizinin diğer bir adının da "Sivaş" ve ş'irpü'deki ÇuvaşKöyünün "şavaş'" oılması bunun delilleridir. Çeremişler'in Tatarlar'a"Süyas" demesinin sebebi ise, bu halkın Tatarlar gelene kadarbölgeyi bu adla tanımış olmalarındandır. Çeremişler (Mariler) Kazan Tatarları'nabugün de "Çıvaş" demektedirler. Tatarlar bu bölgeye 1236 yılındanbaşlayarak geldiklerine göre, demek ki, Çuvaş adı 1236 yılından önce de kullanılmaktaydı.

922 yılında BulgarDevleti'ni ziyaret eden Abbasi elçileri arasında kâtip sıfatıyla bulunan İbn FadlanBulgar ahalisine "Suvas" ya da "Savas"dendiğini zikreder.
Bu "
Suvas" veya "savas" kelimeleri"Suvar" kelimesinden başka bir şey değildir. Kaşgarlı Mahmud'un "Divanü Lügat-it Türk'te Suvarın diyerek verdiği kelimeler ve hatta bir cümle genelliklez'li kelimelerdir. Türk lehçelerinin bazılarında r(rotasizm) ile kullanılan bazıkelimeler diğerlerinde z(zetasizm) ile kullanılmaktadır. Hatta birtakım kelimeler hemr'li, hem de z'li şekilleriyle aynı lehçe içerisinde de kullanılabilmektedir. TürkiyeTürkçesi'ndeki semir- ve semiz; Çuvaş Türkçesi'ndeki yigir ve ikis (ikiz) ve mar (değil)/ET. emes ve mas (olumsuzluk) şekilleri bu konuyu daha iyi aydınlatacaktır.

Bize göre "Suvar"kelimesi de zetasizmle "Suvaz" şekline dönüşerek yukarıdaverdiğimiz ara şekillerden geçip bugünkü "Çuvaş" şekline dönüşmüştür.Suvarlar (Sabirler) İdil-Kama boylarına M.S. I. yüzyılda ulaşmışlardır M.S.V. yüzyıldaBatı Sibirya'dan gelen Sabirler'in İdil-Ural'a yerleştikleri de tarihî kaynaklarda kayıtlıdır.Bugün harâbe halinde bulunan "Suvar" şehri ve "Simbir" (BugünküUlyanovsk) Suvarların (Sabirler) kurduğu şehirler olmalıdır.

Miladi 305 yılındaKafkaslar'ın kuzeyinden Anadolu'ya sarkan Sabir (Suvar) Türkleri'nin Kars'tan girerekKastamonu'ya kadar ulaştıkları kaydedilmektedir. İkinci yol olarak da Doğu Anadolu'yasarkmış olmaları pek muhtemeldir. Sibir ya da Sibirya adının Sabirler (Suvarlar)'dangeldiği artık herkesçe kabul edilmektedir. Son yıllarda Sümerler üzerine yapılan çalışmalarSümerlerin Türk olduğu yönündeki görüşleri pekiştirmiştir. Sabir, Sibir, Subarkelimeleriyle Sümer kelimesi arasındaki bu benzerlik bir tesadüf olmasa gerektir.
Sonuç olarak milâdî yıllardan başlayarak İdil-Kama boylarına, Balkanlar'a veAnadolu'ya yayılan Suvar Türkleri son olarak İdil boylarında Çuvaş adıyla yenidentarih sahnesine çıkmışlardır.

Çuvaş Tarihi

Çuvaşların ve Çuvaş adının menşei bahsindegeniş olarak özetlediğimiz "Çuvaşlar, Suvar Türkleri'nin bugünkütorunlarıdır" görüşünden hareketle Çuvaş tarihini özetlerken konuya SuvarTürkleri'nden başlamak icap eder.

Merkezî Asya'dan göç ederek M.S. III. yüzyılda Kuzey Kafkasya'ya ulaşan Bulgarlar,Suvarlar ve Barsililer burada Farsça konuşan Sarmat-Alan gruplarıyla aynı coğrafyayıpaylaşmışlar, feodal yapılarını ve devlet düzenini Kuzey Kafkasya'dageliştirmişlerdir. M.S. III ila VI. yüzyıllar arasında Bulgar ve Suvarlar'dan kopanbirtakım grupların yeni göçlere maruz kaldıklarını görüyoruz. Milâdî 305yılında Sabir Türkleri Kafkasya'nın kuzeyine geçtiler. Suvarlar'ın M.S. 515-527yıllarında Anadolu'ya da sarkarak Kastamonu'ya kadar ilerledikleri tarihî kaynaklardakayıtlıdır.

Göktürk Devleti'ninsınırlarının genişleyerek Kafkasları da içine alması sonucu Bulgar ve Suvarlar birsüre bu devletin hâkimiyetinde kalmışlardır. Göktürk Kağanlığı'nın fetretdönemine girmesi üzerine kurulan Büyük Bulgar Devleti uzun ömürlü olamamış ve 665yılından sonra komşu Hazar Hanlığı tarafından parçalanmıştır. ParçalananBüyük Bulgar Devleti'nden kopan bir grup Asparuh önderliğinde Tuna boylarına veBalkanlar'a girerek 681 yılında Tuna Bulgarları Devleti'ni kurdular. Tuna Bulgarlarızamanla Slavlar'la karıştılar ve Boris Han'ın 864'te Hristiyanlığı resmenkabulüyle de tedricen asimile olarak tarih sahnesinden silindiler.

Büyük BulgarDevleti'nin parçalanmasıyla birlikte VII. yüzyılın sonu ve VIII. yüzyılınbaşlarında orta İdil boylarına Bulgar ve Suvarlar'ın gelmesi bölgede büyük birnüfus değişimine neden olmuştur. Esas itibariyle M.S. I. yüzyılda da İdil ve Kamaboylarına yerleştikleri tarihî kaynaklarda kayıtlıdır. VII. yüzyılın sonlarındaorda İdil boylarında nüfus yapısı şöyledir: M.Ö. beş bin yıllarındanbaşlayarak bu bölgede yaşayan doğu Fin grupları (Bugünkü Mari, Mordva ve Udmuthalklarının ataları), M.Ö. V-IV. yüzyıllarda batı Sibirya'nın güneybölgelerinden gelerek orta İdil boylarına yerleşen Ugorlar, Kama nehrinin aşağıbölgesine ve bugünkü Ulyanovsk dolaylarına yerleşen İmenkovetsler ve M.Ö. VI-III.yüzyıllarda Dinyeper'in orta bölgesine geçen doğu Slavlar (Bu Slav grupları Fin-Ugorboylarıyla karışmış olmalıdır.), Hun göçlerinden sonra bölgede kalan Macarkalıntıları, Burtaslar'ın bir bölümü, Oğuz dilli Başkırtlar ve güneyde Hazarlardaha önceki yıllarda konar-göçer olarak yaşayan Bulgar-Suvar grupları orta İdilboylarında yerleşik düzene geçmişlerdir. Bulgar ve Suvar gruplarının büyük birkısmı İdil'in sol tarafına, X. yüzyıla doğru Esegel ve Temtüz Bulgarlarıysaİdil'in sağ tarafına yerleşmişlerdir. Öncelikle bölgede Bulgar-Suvar birliğisağlanmıştır. IX. yüzyılın sonlarıyla X. yüzyılın başlarındaBulgar-Suvarların Fin-Ugorlarla bölgedeki diğer boyları da hakimiyetleri altınaalarak İdil Bulgarları Devleti'ni kurduklarını görüyoruz.

Bulgarlar'ın merkeziKafkasya'daki yerleşim yerleri Kuban nehri ve Azak denizi havalisindeki bozkırlardı.Bulgarlar'dan bir kısmı eski yerleşim yerlerinde kaldılar. Bulgarlar'ın bu ülkesiBizans ve Rus kaynaklarında Kara Bulgarya olarak adlandırılmıştır. Fakat bu gruplarMacar, Peçenek ve Kuman dalgaları arasında kaybolup gitmişlerdir. Bulgartüccarlarının Hazar ülkesinde, Harezm'de ve Samanî ülkesinde İslâm tüccarlarıylatemasları, Harezm tüccarlarının da Bulgar coğrafyasındaki faaliyetleri neticesindeBulgar ülkesinde İslam dini hızla yayılmaya başlamıştır. 900 tarihlerindeBulgarlar arasında İslâm dinini kabul edenlerin çokluğu tarihi kaynaklardakayıtlıdır.

     ANA SAYFAYA DÖN   

KONUNUN BAŞINA DÖN

 
 
Z i Y A R E T C i - D E F T E R i
orhanyildiz.tr.gg
A N A - S A Y F A Y A - G i T
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=