İletişim Adresi

   
  ARTVİNLİ ORHAN
  ANAYASA TALEPLERiMiZ VE ONUNCU MADDE
 


ANAYASA

Anayasa devletin temel organlarını, bunların yapısını, işlev ve yetkilerini, birbirleriyle ilişkilerini ve bunların karşısında vatandaşların temel hak ve ödevlerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Bütün yasalar, yönetmelikler, mevzuat, kararlar, uygulama ve işlemler anayasaya uygun olmak zorundadır. Anayasa'ya göre bir hukuk devleti olan Türkiye'de, devlet, hukuk devletinin tanımı gereği, hukukla bağlıdır yurttaşların ise, temel hak ve özgürlükleri anayasal güvence altındadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın en temel ilkelerinden birisi, 10. maddede düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesidir.

Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Anayasa'nın 12. Maddesi şöyle der: Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Anayasa temel hak ve özgürlükleri, Kişinin Hakları ve Ödevleri Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler ve Siyasi Haklar ve Ödevler başlıkları altında düzenler. Bunlardan bazılarını şöyle sıralanabilir:

KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir... (madde 17)

Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya (karşılıksız çalıştırma) yasaktır... (madde 18)

Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir... (madde 19)

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça…kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz... (madde 20)

Kimsenin konutuna dokunulamaz…usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça…;kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve binadaki eşyaya el konulamaz… (madde 21)

Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır…; verilmiş hakim kararı olmadıkça…;kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz… (madde 22)

Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir... (madde 23)

Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir... (madde 24)

Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir... (madde 25)

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir... (madde 26)

Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma yapma hakkına sahiptir… (madde 27)

Herkes önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir… (madde 33)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir... (madde 34)

Herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir… (madde 35)

Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir... (madde 36)

Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır... (madde 40)

SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER

Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır…; (madde 41)

Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz... (madde 42)

Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir... (madde 48) Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir... (madde 49)

Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz... (madde 50)

Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için, önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler... (madde 51)

Ücret emeğin karşılığıdır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur…; (madde 55)

Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir... (madde 56)

SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER

Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir... (madde 67)

Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir... (madde 68)

Vatandaşlar, ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’;de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir... (madde 74)

TALEPLERİMİZ : ANAYASA'NIN 10 MADDESİ
X. Kanun önünde eşitlik Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Anayası'nın 10. Maddesinde yer alan “;cinsiyet”; kelimesiyle kadınlarla erkeklerin kanun önünde eşitliği güvence altına alınmaktadır. Ancak zaman içinde, dünyada ve Türkiye’;deki uygulamalar, kadınların erkeklerle kanun önünde eşit olmalarının, gerçek hayatta başını alıp gitmiş olan kadın-erkek eşitsizliğini gidermeye yeterli olmadığını ortaya koydu. Böylece, “;olumlu ayrımcılık”; kavramı gündeme geldi. Olumlu ayrımcılık, kadınların gerçekten bir hak ve fırsat eşitliğine sahip olabilmesi, toplumda erkeklerle eşit konuma gelebilmesi için, bugüne kadar yapılmış haksızlıkların etkisini telafi edecek destek ve teşviklerin uygulanması anlamına gelir. Örneğin üniversitelerde veya karar alma mekanizmalarında kızlar/kadınlar için kota koymak, işe almada kadınlara öncelik tanımak, belirli oranlarda kadın yönetici istihdam eden işyerlerine bazı kolaylıklar sağlamak vb. gibi.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’;nin ruhunu yansıtan eşitlik anlayışı paralelinde, KA-DER, Türk Kadınlar Birliği, Cumhuriyet Kadınları Derneği ve KASAUM tarafından hazırlanan “;Eşitlik için Anayasa Paketi ve Siyasi Katılımda Kadın Erkek Eşitliği için Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarında Değişiklik Paketi”; Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Vakfının da içinde yer aldığı pek çok kadın kuruluşu tarafından desteklenmektedir.

Talebimiz Anayasa’;nın “;Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının şu şekilde değiştirilmesidir:

“;Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması esastır. Devlet kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olmasının fiili olarak gerçekleştirilmesi ve mevcut engellerin kaldırılması için hukuksal ve kurumsal düzenlemeler dahil, gereken tüm önlemleri alır. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde bu maddenin özüne uygun olarak hareket etmek zorundadır.”; Bu önerinin Meclis gündemine alınması için en az 183 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığı’;na sunulması gereklidir.

     ANA SAYFAYA DÖN   

KONUNUN BAŞINA DÖN

 
 
Z i Y A R E T C i - D E F T E R i
orhanyildiz.tr.gg
A N A - S A Y F A Y A - G i T
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=